Tarih 27 Ağustos 2008, 06:54. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev, nev ile sohbet, sıcak röportaj
O, önce ‘Zor’la duyurdu kendini bize, ‘Mühürlü Kaderim’le sevdirdi, ‘Dem’le demlerken ‘Efkârlı’yla büyüledi. Nev’den bahsediyoruz tabii ki...
Şiir tadındaki şarkıların yorumcusu, ‘nev’i şahsına münhasır’ müziğin sesi o.
Yeni albümünü dinlerken, “Yine yapmışsın yapacağını.” diyoruz. “Gönül yanmadan dil söylemiyor ki aga...” diyerek cevap veriyor. Evet! Nev, üç yıllık bir aradan sonra ‘Işığım ve Gölgem’ albümüyle müzikseverlerin karşısında: “Eksiklerinin farkında, seksenlerdeki ruhu özleyen, kendi gölgesine sahip çıkan, alternatif durmaktansa kucaklayabileceği herkese göz kırpan, deniz gibi bir albüm.”
Onun müziğini tek bir kelimeyle tanımlamak mümkün değil. Rock da, pop da, alaturka da yalnız başına onun tarzını anlatmaya yetmiyor. Tınıları da ismi gibi müsemma. Şiir tadındaki şarkıları, güçlü sesiyle birleşince ortaya ‘nev-i şahsına münhasır’ bir yorum çıkıyor. Adını önce ‘Zor’la duyurdu, sonra ‘Mühürlü Kaderim’le kendini sevdirdi; ‘Dem’le demlerken ‘Efkârlı’yla büyüledi. Tabii ki Nev’den bahsediyoruz. Yeni albümünü dinlerken “Yine yapmışsın yapacağını.” diyoruz. “Gönül yanmadan dil söylemiyor ki aga…” diyerek cevap veriyor. Evet! Nev, üç yıllık bir aradan sonra ‘Işığım ve Gölgem’ albümüyle müzikseverlerin karşısında. Yeni albümü için, “Eksiklerinin farkında, seksenlerdeki ruhu özleyen, kendi gölgesine sahip çıkan, alternatif durmaktansa kucaklayabileceği herkese göz kırpan, deniz gibi bir albüm.” diyor Nev.
Hareketli bir albüm olmuş...
Bu albümde bütünü kucaklamak istedim. Deniz gibi hem sığ hem de derin tarafları olsun istedim. Sığ olması boş veya anlamsız olması demek değil. Denizin sığ tarafı eğlencelidir. Derin tarafı da enerji ister. ‘Cevriye Cabbar’la coşsun, ‘Kör kuyular’ ve ‘Gölge’ ile de içerik derinleşsin istedim. ‘Işığım ve Gölgem’ diyerek denge bulmaya çalıştım. Albümün prodüktörlüğünü de ben yaptım. Birçok enstrümanı ben çaldım. Keyfimce Nev’i ifade etmek istedim.
‘Işık’ ve ‘Gölge’ neyin sembolü?
Işığın ve cismin olduğu her yerde gölge var. Gölge karanlık demek değil. Sadece ışığın eksikliği demek. Bizim gölgeli yanımız da eksikliklerimiz. Tasavvufta da böyle. Allah’la nefsimiz arasındaki ilişkide de böyle. Allah’ı ışığın kaynağı, nefsimizi de cismimizin yanında duran gölge olarak görebiliriz. İbn-i Arabî’nin bir sözü var. “Ayna kendini bilmez.” diyor. Ayna, sır ve suretle ilgili yazmaya çalışırken fark ettim ki gölge meselesini anlamadan ayna anlaşılamaz. Gölgeyi araştırırken gördüm ki bu mesele üzerinde çok durulmuş. Sadece sanatta ve sinemada kullanılmamış. Psikolojiden felsefeye, halk edebiyatından Karagöz’le Hacivat’a kadar her yerde var. Mistik tavırlarımızın içine yerleşmiş. Hayata yalnız Homeros’tan bakmak bana pek sevimli gelmiyor. Bizim büyüklerimizin, Muhyiddin İbn-i Arabi’nin ortaya koyduğu “Ayna kendini bilmez.” söylemi içerisindeki incelikleri ve sanatı görmeye çalışıyorum. Benim için sanat kesretle vahdet arasındaki köprüdür. Allah’ın, insanı yaratışındaki gayeyi idrak çabasıdır. O yüzden de ışığa gitmeden, gölgeli yanlarımızla yüzleşmek çok mühim.
Müziğini nasıl değerlendiriyorsun?
Benimki bir Nev’i müzik. Bunun alt başlığına girersen, kendi dilimizin ve coğrafyamızın enerjisini, melodilerini, ritimlerini reddetmeden doğasıyla, olduğu gibi kabul eden ve bunu öyle sunan bir Nev. Bu tarz içinde bize ait her şey var. Zaten Nev de o demek. Efkârlanırsın. Bu daha bizden bir şey. Hüzün daha Batılı bir şey. Önceki albümde Efkârlı diye bir parçam vardı. Efkârlıyım derken ‘F’ ye şöyle bir basarsın. Daha bizden yani.
Hayranların popüler olmanı istemiyor. Neden?
İnsanlar beni yapmadıklarımla değerlendiriyor. Neyi yapmıyorsanız o sizi anlamlı kılıyor. Beni sevenlerin aklına magazin anlamında hep kötü örnekler geliyor. O yüzden ortada çok görünen bir adam olmamdan korkuyorlar. Ben cemiyet hayatı içerisinde bir adamım. Doğru tanımlanmış magazinin içinde yer almaktan da mutluluk duyarım. Amacım şarkı üretmek ve o şarkıları da insanlara ulaştırmak. Dolayısıyla bu beni doğru yerde tutuyor.
İlk albüm için neden 33 yaşına kadar bekledin?
İstanbul Üniversitesi’nde işletme okudum. Sonra finans alanında yüksek lisans yaptım. Dünyanın en büyük spor ayakkabısı üreten firmalarında çalıştım ve birinin de pazarlama müdürlüğünü yaptım. Ama bunları yaparken müzik hep hayatımın merkezinde oldu. Öğrenim görürken de yazları tatil köylerinde harçlık kazanmak için gitar çalardım. Baktım burada bir meslek oluşmuş. Fakat ‘İcra etmeyi istediğim meslek bu ama geçimimi sağlayacak meslek bu mu?’ diye sordum kendime. Memur çocuğu olduğum için, biraz temkinli yaklaşmam normal. Bir taraftan maddi açıdan böyle bir tercih var. Öte taraftan müziğimle ve müzik kariyerimle ilgili bir başka tercih yapmam gerekiyor. Benim ilk şarkım ‘Her şeye rağmen’di. İlk albüme ismini veren parça da oydu. Engelliler için yazmıştım. Biraz da deli cesareti gerekiyor. Engelliler için yaptığım şarkıyı çıkarmadan kendi içimdeki engelleri de ortadan kaldırmam gerekti. Bütün bunlarla mücadele ederken de biriktirdim.
Üç yıldır neler yapıyor Nev; deniz merakı devam ediyor mu?
Ediyor tabii. Babam Akdeniz Gemisi’nin kaptanıydı. Büyük kaptandı, süvari diyorlar. İnsanın babasına layık olması lazım ya. Yelken filan yapıyorum, ama kaptanlık ehliyetim de var. Öğreniyorum yavaş yavaş. Amatör yat kaptanlığı ehliyetim de var. Haftada 1-2 gün Fenerbahçe’den çıkıyoruz, dolaşıyoruz. Uzak yol yapmadım; bunu yapmak istiyorum. Başka bir deneyim, bambaşka bir serüven olur.
Danimarka’da, Peygamberimiz ile ilgili çirkin karikatürlerin çıktığı sırada sen oranın müzik listelerinde üst sıralardaydın. Hatta bir konserin bile vardı, sonra iptal ettin. Neden?
Bunu nereden duydunuz bilmiyorum ama madem sordunuz cevaplayayım. Gitmedim; çünkü o bizim maneviyatımıza yapılmış bir saygısızlık ve edepsizlikti. Hz. Peygamber’e saldırı vardı. Bu bir duruş; bir tavır meselesi. Nerede, ne olursa olsun gitmem. Bunun sonuçlarına katlanırım, ki hiç sorun değil. Ha! Benim bu tepkimi anlayabileceklerini ya da anlasalar bile pek umursayacaklarını zannetmiyorum. Bunların hiçbirinin doğru, sağduyulu insanlar tarafından kabul edildiğini sanmıyorum.Peygamberimize saygısızlık eden bir ülkede konser veremem.
Tarih 27 Ağustos 2008, 06:40. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev, nev fan club
NEV gibi süper insanın fanlarını bekliyorum.özellikle de albümün çıktığı bugünlerde.işte basın bülteni;Tarih 27 Ağustos 2008, 05:45. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev sen gibi, tv makinası, video
Tarih 26 Ağustos 2008, 20:58. Yazan nevkopat.
Etiket:
cevriye cabbar, nev, şarkı sözü
Cevriye cabbar hatun kişiİşgüzarlıktır hep işiCevriyem'in halleriAyrı da çalıyor telleriSerinden gel serindenÜzme beni derindenUma uma muma döndükCoştur gönlümü cevriyemMaytap olduk mahalleye, malum olduk bak yengemeSazı alanın eline derdi düşmüş cevriyem'eCevriye cabbar cevriye cabbarHerkese sorar yine bana yorarO külkedisi ben dert delisiÜç asla mahkum etti beniFaytonlar çeker gider bu mevzular uzar giderArkası yarın olmuşuz sanma başlayıp da biterUzar uzar mevzu uzar çektiğimi tarih yazarDokuz sekiz yetmiş iki seni bana vurdum bir etmediCevriyem ah hallerin ayrı da çalıyor tellerin
Tarih 26 Ağustos 2008, 20:54. Yazan nevkopat.
Etiket:
zor, şarkı söz
Biliyorum duymak istediklerin bunlar değildi
Bu yüzden zafer saymıştım zamansız gidişini
Öyle ya sen ondokuzunda koca bir kadındın
Oysa ben seni tüm yalanlardan daha çok seviyordum
Zor!
Zor kadere emanet ettim seni
Sen benim kördüğümüm, tutamadığım gözyaşım
Zor!
Zor bir daha , daha da güvenmek
Bana düşen kabullenmek, zor da olsa dönüp gitmek
Birgün gelir de bir an, çokça zamanlardan sonra
Geri dönüp baktığında bilmem anlarmısın
O senin bir anının benim ömrüm olduğunu
Ne çok sevildiğini
Artık çok geç olduğunu
Zor!...
Tarih 26 Ağustos 2008, 20:48. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev, sen gibi, şarkı sözü
Sen Gibi
Suya yazı yazmak gibi seni sevmek
Yorgunum, üşüyorum
Yanındayım, ama yalnız ne çare
Suskunum huzursuzum
Gözlerinde uçurumlar korkup da yüzleşmeye
Bakışların kaçar gider gücüm yok yetişmeye
Düğüm düğüm oldu içim ne olur birşey söyle
Sen sustukça içimde isyanlar, çığlıklar
Gece avutmuyor gönlüm unutmuyor
Dokunduğum hiç bir ten senin gibi kokmuyor
Avuçlarımda eriyen buz gibisin
Damla damla akıp giden umutlarım gibisin
Çaresi derdinden daha zor
Yüreğimiz yetmiyor söylesene nerdesin
Gözlerinde uçurumlar korkup da yüzleşmeye
Bakışların kaçar gider gücüm yok yetişmeye
Düğüm düğüm oldu içim ne olur birşey söyle
Sen sustukça içimde isyanlar, çığlıklar
Gece avutmuyor gönlüm unutmuyor
Dokunduğum hiç bir ten senin gibi kokmuyor
Koyamadım kimseyi yerine sen gibi
Sevemedim kimseyi içimdeki sen gibi..
Tarih 26 Ağustos 2008, 18:20. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev resimleri, özel nev resimleri








Tarih 26 Ağustos 2008, 17:05. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev susma video, video
Tarih 26 Ağustos 2008, 16:58. Yazan nevkopat.
Etiket:
nev ile sohbet, nev röportajları

Nev kendini tanımlar mısın bize ?
Mandolinle hayatıma giren müzik hayatımın vazgeçilmez tutkusu.Kendime baktığımda söz ve müziklerini üreten ve bunları gitarıyla çalan bir müzisyenim diyebiliyorum.
Nev’in müzik anlayışında ne var ?
Benim için müzikte içerik önemli.üretken olduğunuzda , böylesine zengin topraklarda yaşadığınız zaman ister istemez bunun zenginliğini yaşıyorsunuz.Bir gün efkarlanıp alaturka , bir başka gün folk yada rock müzik üretebiliyorsunuz..Hal böyleyken değişik çeşitliliği olan bir tarz yaratabiliyorsunuz.
“Zor “ adlı şarkın neyi simgeliyor ?
Çıkış şarkım “Zor” romantizimle gerçekliğin çeliştiği ve bir arada duran bir şarkı.Albüme başlamada önce bir söz yazmıştım : “ Hiç olayım derken meğer hep olmuşum, kendimi göreyim derken meğer herkesi görmüşüm”.Hepimizin hikayeleri ortak.
Albüm öncesi müzik deneyimlerin oldu mu ?
Albümden önce Teoman’la uzun bir Anadolu turnesine gittim.Bu sırada Türkiye’nin dört bir yanında kaliteli müzik dinleyen insanlarla karşılaştım.O ilk anda aldığım samimiyet beni daha da kamçıladı.
Albümde neyi hedefledin ?
Albümüme yüklediğim enerji ile bir takım kavramları öne çıkartmayı istedim.Her şeye rağmen umut edebilen,Her şeye rağmen yalnızlığa meydan okuyabilmek kısacası Her Şeye Rağmen’in ardına eklenebilecek her türlü pozitif duyguyu vermek istedim.
Nev özel hayatında nasıl biri ?
Gözlem yapmayı çok seviyorum.Bunun sayesinde hayatın bir denge olduğuna karar verdim.Aslında ülkemizde iyi müzikal tercihleri olan , iyi yetişmiş insanların müzik dinleme ve tüketme potansiyellerini iyi kullanamadığını fark ettim.Mesela ben bile uzun zamandır bir albüm almadım. Bunu sorgulanması gerekiyor.
Nev için müzik neyi ifade ediyor ?
Kimileri müzikal kimliklerini yaşatmak için kimiler para kazanmak için müzik yapıyor.Ben insanlarla gönlümdekini paylaşmak istiyorum. Tabii ki para gelirse daha iyi projelerle dönebilme imkanımız oluyor.
Tarih 26 Ağustos 2008, 16:52. Yazan nevkopat.
Etiket:
aşk meydanı, aşk meydanı şarkı sözü, nev
-Aşk Meydanı-
Boşver beni aldırma ben söylerim takılma
aşk denilen meydanda görüşürüz nasılsa
haha haha ha
Çok gelip geçen gördüm o hayalin peşinde
sabahın köründe bu meydanda işin ne
Öyle bir meydan ki bu cümle alem gelir geçer
kimi ağlar kimi güler gönül koyup da gidenler
oynamayı bilmezsen yarısında yanar çıkarsın
bak söylemedin deme er meydanı değil ki bu
aşk meydanı bu hah şunu bilesin
haha haha ha (nakarat)
sanma ki pek de masum
öyle büyük konuşma
aşk dediğin o yosma
takar boynuna tasma
haha haha kızma haha haha
nakarat